Antika Bir Heves - (22.3.2002) |
<P class=MsoNormal><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive"><FONT face="Times New Roman"> </FONT>Okur yazarlığa ilk adımımızı ürkekçe atmaya çalıştığımız o en mutlu çağımızda öğrendiğimiz ilk cümlelerden biridir: â€?Kitap insanın en iyi dostudur."</FONT></P>
<P class=MsoNormal><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive"> 17 Mart Pazar günü Ankaralı kitapseverler için işte bu en iyi dostların en eskileriyle buluşma günüydü. Başkentin önemli sahaflarından biri olan Sanat Kitabevi'nin her şeye rağmen düzenlediği 9'uncu Antika Kitap Fuarı, bir avuç kitapseveri bir araya getirdi.</FONT></P>
<P class=MsoNormal><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive"> “Her şeye rağmenâ€? tanımı burada özellikle vurgulanmıştır. Çünkü krizin etkileri bir yana, Ankara Palas'ın yalnızca devlet organizasyonlarına ayrılması nedeniyle, apar topar, herhangi bir sergi için bile uygunsuz olan Çağdaş Sanatlar Merkezi'nin birinci katında yapılmasına karar verilmişti müzayedenin.</FONT></P>
<P class=MsoNormal><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive"> Kitap almak ve okumak tarihi öğrenmek için çok iyi bir yol olabilir. Ancak antika değere sahip bir kitabı almak benim için bir anlamda o tarihin bir parçasını elinde tutmak demektir. </FONT></P>
<P class=MsoNormal> <IMG style="WIDTH: 358px; HEIGHT: 375px" height=419 alt="" hspace=10 src="http://www.gezgin.com/dergi/yazi/72/breslau.jpg" width=275 vspace=10 border=0></P>
<P class=MsoNormal><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive"> Bu yüzden daha artırmanın başlamasına bir saatten uzun bir süre varken, bir numaralı bayrağı kapmış ve Orhan Veli'nin Yenisi ile Karşı adlı şiir kitaplarının ilk baskılarını almak üzere salondaki yerimi almıştım.</FONT><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive"></FONT></P>
<P class=MsoNormal><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive"> Bir açık artırma, yalnızca antika eser düşkünlerinin, tutkularını tatmin edecek bir fırsat değildir. O eserlerden herhangi biriyle ilgilenenlerin güçleri oranında sahip olma arzularını doyuracakları bir güç gösterisi, bir iktidar savaşıdır aynı zamanda.Peyler sürülmeye başladığı andan itibaren bu erk savaşı da başlamış demektir. Talip olunan eserin değerini yalnızca egonuz belirler çoğu zaman.</FONT></P>
<P class=MsoNormal><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive"> Çekicin sesi zaferinizi ilan ettiğinde ödediğiniz fiyat, işte bu savaşın galibiyeti için ödenen bedeldir. Yalnız arzulanana ulaşılmakta kalınmamış, tüm rakiplere karşı üstünlük sağlanarak, şahitlerin huzurunda zafer perçinlenmiştir. Bu nedenle artırma ne kadar çetin geçmişse, o kadar değerlidir yengi... Tanınma gerçekleşmiş, eserin fiyatının arttığı oranda gücünüz de tanınmıştır.</FONT></P>
<P class=MsoNormal><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive"> Ama kaybetme riski de her zaman mevcuttur. Zaferinize sarhoş edici bir tat veren de işte budur: Tehlike riski... Çünkü kendinize ait sınırlarınızı bildiğiniz bütçenizle bilmediğiniz güçlere karşı savaş vermektesinizdir. Bu nedenle herhangi bir anda , üstelik de zaferden en emin olduğunuz anda, göremediğiniz bir yerden gelen bir atakla yerle bir olabilirsiniz, tıpkı benim gibi... </FONT></P>
<P class=MsoNormal><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive"> Söz konusu olan ünlü ressamımız Abidin Dino'nun, 1944 yılında Adana'da yayımladığı KEL adlı piyesinin satışıydı. Büyük ressamın gücü belki mutluluğun resmini yapmaya yetmemişti ama en azından bu ilk ve tek piyesini, 500 adet de olsa bastırabilmişti.</FONT></P>
<P class=MsoNormal><IMG style="WIDTH: 336px; HEIGHT: 388px" height=430 alt="" hspace=10 src="http://www.gezgin.com/dergi/yazi/72/kel.jpg" width=294 vspace=10 border=0></P>
<P class=MsoNormal><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive"> Ben de alçakgönüllü -zayıf- bütçem ve saflık derecesindeki cesaretimle Türk edebiyatının değerli- ve belki de bir örneği daha bulunmayan- bu eserine sahip olmak için kelimenin tam anlamıyla kıran kırana bir mücadelenin içine gözü kapalı attım kendimi.</FONT></P>
<P class=MsoNormal><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive"> Ama ben daha peyimi 27 milyon liraya artırmıştım ki , bir katılımcının 50 milyonluk teklifinin ardından bir diğerinin sürdüğü 100 milyonluk pey, eserin satış değerini belirledi.</FONT></P>
<P class=MsoNormal><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive"> Daha bir dakika bile dolmadan piyesin fiyatı 3 milyon liradan 100 milyon liraya yükselmiş ve günün en büyük çarpışmasının galibinin zaferini hepimiz- tabii ki en çok da ben- kıskanç gözlerle izlemiştik!</FONT></P><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive"> </FONT><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive"> Aslında haritalardan gravürlere, gezi kitaplarından salnamelere, beratlardan süreli yayınlara, 319 kalemde 400'ü aşkın antika eserle müzayede, yalnız sayısal anlamda değil, tür açısından da son derece zengindi. </FONT>
<P class=MsoNormal style="TEXT-INDENT: 35.4pt"><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive">Ancak ilgi ne yazık ki beklenen kadar yüksek değildi. Özellikle müze ya da kütüphane gibi kurumsal alıcıların yokluğu, Sanat Kitabevi'nin sahibi Ahmet Yüksel ve ekibinin tüm iyi niyetli çabalarına karşın müzayede heyecanını gölgeledi. Yalnızca bir iki vakfın, o da yine bir iki esere talip olması, beklenmedik bir düş kırıklığıydı onlar için .</FONT></P>
<P class=MsoNormal style="TEXT-INDENT: 35.4pt"><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive"> “Çok gezen mi çok bilir yoksa çok okuyan mı ?“ Sorusu bu kez de yanıtsız kaldı. Çünkü 3 milyon liradan 7 buçuk milyar liraya kadar değişen açılış fiyatlarıyla satışa sunulan eserler arasına, gezi kitaplarının neredeyse hiçbirisi alıcı bulmadı.</FONT></P>
<P class=MsoNormal style="TEXT-INDENT: 35.4pt"><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive">Kendisi de İstanbul'da yarım asıra yakın bir süredir sahaflık yapan Sami Önal'ın yönettiği müzayedede, kitapların birbiri ardına alıcı bulamadıkları için “çekilmesiâ€?nin yarattığı burukluk , Önal'ın yardımcıları Suavi Aydın ve Bülent Varlık'ın seslerine yansıyordu.</FONT></P>
<P class=MsoNormal style="TEXT-INDENT: 35.4pt"><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive">Her biri alanlarında ekol olmuş yabancı uzmanlar tarafından kaleme alınmış Türkiye üzerine onlarca inceleme ve gezi kitabı, kendine bir talipli bulamadı! </FONT></P>
<P class=MsoNormal style="TEXT-INDENT: 35.4pt"><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive"> Müzayedenin en “ağır parçasıâ€?, Tournon Kardinali Pierre Belon'un 1553'de Paris'te yayımlattığı kitabıydı. </FONT></P>
<P class=MsoNormal style="TEXT-INDENT: 35.4pt"><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive"><IMG height=389 alt="" hspace=10 src="http://www.gezgin.com/dergi/yazi/72/le-tiers.jpg" width=592 vspace=10 border=0></FONT></P>
<P class=MsoNormal style="TEXT-INDENT: 35.4pt"><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive">7 buçuk milyar lira açılış bedeliyle satışa sunulan, doğa tarihi üzerine kaleme alınmış neredeyse 500 yaşındaki bu eser satılmadı.</FONT></P>
<P class=MsoNormal style="TEXT-INDENT: 35.4pt"><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive">Ünlü İngiliz şair Lord Byron'un Türkiye'de geçirdiği günlere ilişkin görüşlerini yazdığı “The Works of Lord Byron with Notes and Illustrationsâ€? adlı nefis gravürlerle bezeli eseri de aynı kaderi paylaştı. </FONT></P>
<P class=MsoBodyTextIndent style="TEXT-INDENT: 35.4pt"><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive">Sanat yaşamına bir seyahatname yazarı olarak başlayan Miss Julia Pardoe'nun imzasını taşıyan 1838 Londra baskısı “The Beauties of Bosphorusâ€? adlı kitabı da yeni bir müzayadeyi bekleyecek. </FONT></P>
<P class=MsoBodyTextIndent style="TEXT-INDENT: 35.4pt"><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive"><IMG height=373 alt="" hspace=10 src="http://www.gezgin.com/dergi/yazi/72/miss-julia.jpg" width=537 vspace=10 border=0></FONT></P>
<P class=MsoBodyTextIndent style="TEXT-INDENT: 35.4pt"><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive">Wiliam Barlett'in nefis İstanbul gravürleriyle süslenmiş şaheserin 850 milyon liralık açılış fiyatı kitapseverlere çok gelmişti.</FONT></P>
<P class=MsoNormal style="TEXT-INDENT: 37.05pt"><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive">Ancak tüm bunların arasında bir gezgin olarak beni en çok şaşırtan-ve biraz da üzen demeliyim- ünlü gezgin Charles Fellows'un “A Journal Written During an Excursion in ASIA MINORâ€? adlı eserinin talibinin çıkmamasıydı. </FONT></P>
<P class=MsoNormal style="TEXT-INDENT: 37.05pt"><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive">Fellows, 1800'lü yılların başında yaptığı gezilerinde, aralarında Xanthos'un da bulunduğu 13 Likya kentini ortaya çıkarmıştı. Bulduğu tarihi eserleri 105 sandık içinde bir savaş gemisiyle Londra'daki British Museum'a taşıyan Fellows, arkeolojiye yaptığı katkılardan dolayı Sir ünvanı ile ödüllendirilmişti. Likya bölgesindeki
çalışmaları yayımladığı 1839 Londra baskılı kitabı 1 milyar 350 milyon lira açılış fiyatı ile satışa sunuldu ve ... Çekildi...</FONT></P><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive"> </FONT><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive">Artırmada en yüksek fiyattan alıcı bulan eser, Nefzen Tevfik'in kütüphanesinden gelen bir el yazması oldu. Hacı şemseddin Muhammed tarafından yazılan ve üç de gravür barındıran 16'ıncı yüzyıldan kalma el yazması farsça divan 1 milyar liradan alıcı buldu.</FONT>
<P class=MsoNormal style="TEXT-INDENT: 37.05pt"><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive">Müzayedenin en ilginç parçalarından biri Foto Magazin Dergisi'ydi. </FONT></P>
<P class=MsoNormal style="TEXT-INDENT: 37.05pt"><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive"><IMG style="WIDTH: 344px; HEIGHT: 422px" height=446 alt="" hspace=10 src="http://www.gezgin.com/dergi/yazi/72/foto-magazin.jpg" width=308 vspace=10 border=0></FONT></P>
<P class=MsoNormal style="TEXT-INDENT: 37.05pt"><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive">1938-40 yıllarında Süreyya Bükey tarafından 23 sayı çıkarılan bu magazin dergilerinin atası , 85 milyon liradan alıcı buldu. Cumhuriyet tarihinin ilk erotik yayınlardan “şen Gazete Piliçâ€? ve Çapkın Kız Koleksiyonları da artık yeni kütüphaneleri şenlendiriyor.</FONT></P>
<P class=MsoNormal style="TEXT-INDENT: 37.05pt"><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive">Kimi zaman kıran kırana artırmalardan küçük hasarlar-özellikle cüzdanım!- alsam da , salondan en mutlu ayrılan kişi yine de bendim! 5 saatin sonunda yüzümde kocaman bir gülümsemeyle ve koltuğumun altında Türkiye tarihi üzerine dört nefis kitabın yanı sıra, Orhan Veli'nin yepyeni şiirleriyle Ankara'nın bıçak gibi keskin ayazına attım kendimi. </FONT></P>
<P class=MsoNormal style="TEXT-INDENT: 37.05pt"><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive">“Gemlik'e doğru denizi göreceksin, şaşırma “ der Orhan VELİ:</FONT></P><FONT face="Lucida Handwriting, Cursive"> Gemlik'e kadar yürüyebilirdim! </FONT>